Pandemiyle birlikte hız kazanan dijital dönüşüm, terapi odasının o güvenli sınırlarını artık ekranlarımıza taşıdı. Bugün pek çok kişi; hayatın koşturmacası, zaman kısıtlılığı veya mesafe engelleri nedeniyle online terapi seçeneğine yöneliyor. Peki, bir ekranın iki ucunda kurulan bu bağ, yüz yüze görüşmeler kadar derin ve etkili olabilir mi? Seansa başlamadan önce zihninizi ve ortamınızı nasıl hazırlamalısınız? Dijital ortamda verimli bir terapi süreciiçin bilmeniz gerekenleri 5 temel adımda bir araya getirdim:
1. Mekan Seçimi: Kendi Güvenli Alanınızı Yaratmak
Online terapinin sunduğu en büyük kolaylık, seansa kendi konfor alanınızda katılabilme imkanıdır. Ancak bu rahatlığın seansın profesyonel çerçevesini gölgelememesi adına bazı noktalara dikkat edebilirsiniz:
- Gizlilik ve Sınırlar: Seans sırasında bölünmeyeceğiniz, kapısı kapalı ve sessiz bir oda tercih edebilirsiniz. Bu fiziksel sınırı korumak, kendinizi çok daha özgürce ifade etmenize yardımcı olacaktır.
- Aktif Duruş ve Odaklanma: Zihinsel odağınızı ve seansa olan katılımınızı desteklemek adına, yatakta uzanmak yerine bir koltukta dik oturmayı tercih edebilirsiniz. Beden duruşunuzun, içsel yolculuğunuza eşlik eden önemli bir unsur olduğunu hatırlamakta fayda var.
2. Teknik Hazırlık: Duygusal Akışı Korumak
Terapi süreci hassas bir duygusal akış gerektirir ve teknik aksaklıkların bu akışı bölmemesi sürecin verimliliği açısından değerlidir.
- Bağlantı Kalitesi: İnternet bağlantınızın stabilitesini seans öncesinde kontrol edebilirsiniz.
- Ses ve Gizlilik: Ses kalitesini artırmak ve kendinizi daha korunaklı bir alanda hissetmek adına kulaklık kullanmayı tercih edebilirsiniz.
3. Online Terapi ve Etkililik: Ekranın Ötesindeki Bağ
Bilimsel araştırmalar; online terapinin kaygı, depresyon ve ilişki sorunları gibi pek çok alanda yüz yüze terapi kadar etkili sonuçlar verdiğini göstermektedir. Burada iyileştirici olan unsur ekran değil, terapist ile danışan arasında kurulan, terapötik ittifak yani aradaki güven bağıdır.
Klinik Bir Bakış: Gözlemlerime göre, danışanların kokusunu bildikleri ve güvende hissettikleri bir alanda olmaları terapi sürecine olumlu katkıda bulunuyor. Ekran, sanılanın aksine bir engel değil; en derin duyguların paylaşıldığı şeffaf bir köprü görevi görebiliyor.
4. Zaman Yönetimi ve Zihinsel Eşik
Klinik ortamına giderken yolda geçen süre, zihni seansa hazırlayan doğal bir “eşik” görevi görür. Online terapide bu fiziksel mesafe kalktığı için kendi zihinsel geçiş alanınızı yaratmanız faydalı olabilir.
- Seans Öncesi: Başlamadan önceki birkaç dakikayı sadece nefesinize odaklanarak geçirebilir, zihninizi günün koşturmacasından terapi odasının derinliğine davet edebilirsiniz.
- Seans Sonrası: Görüşme biter bitmez günlük işlere dönmek yerine, hissettiklerinizi sindirmek için kendinize kısa bir zaman tanıyabilirsiniz.
5. Beklentilerinizi Netleştirmek
İlk seansın bir tanışma ve yol haritası belirleme süreci olduğunu bilmek sizi rahatlatabilir. Sürecin işleyişi veya gizlilik esasları gibi merak ettiğiniz her konuda uzmanınıza sorular yöneltebilirsiniz. Bu şeffaflık, kurulacak güven ilişkisini ve sürecin başarısını destekleyecektir.
Mesafe ne olursa olsun, ekranın diğer ucunda sizi yargılamadan, şefkatle ve profesyonel bir titizlikle dinlemeye hazır bir alanın olduğunu bilmek, bu yolculuğun en güçlü yakıtıdır.
Kendinize bu alanı tanımaya hazır mısınız?
Psikovil bünyesinde sunduğum online terapi hizmetleri hakkında detaylı bilgi almak ve randevu oluşturmak için iletişim sayfama ulaşabilirsiniz.